|
|
|
SKYPE 3.2 YENİ SÜRÜMÜYLE KULLANICILARINA YENİ HİZMETLER SUNUYOR
Özellikler
-
Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi birine ücretsiz Skype-to-Skype araması yapın.
-
Sabit telefonları ve cep telefonlarını dakika başına oldukça ucuz fiyatlara arayın.
-
Video aramalarıyla konuştuğunuz kişiyi görün.
-
Hareket halindeki arkadaşlarınıza SMS mesajları gönderin ve arama yönlendirme kurun; böylece sizinle iletişim kurabilirler
-
100 kişiye kadar grup sohbeti veya dokuz kişiye kadar konferans araması yapın.
-
Google Araç Çubuğu ile webde arama yapın (isteğe bağlı kurulum).
-
Ücretsiz olarak indirilebilir.
Sistem gereksinimleri
-
Windows 2000 veya XP çalıştıran PC. (Windows 2000 kullanıcılarının video aramaları için DirectX 9.0 sahibi olması gerekir).
-
Internet bağlantısı (geniş bant en iyi tercihtir, sesli aramalar için GPRS desteklenmez, sonuçlar uydu bağlantısına bağlı olarak farklılık gösterebilir).
-
Kulaklık ve mikrofon - yerleşik veya ayrı.
-
Video görüşmeleri yapabilmek için en az 1GHz işlemci, 256 MB RAM ve tabii ki bir web kamerasına ihtiyacınız olacak.
-
Bilgisayarınız en az 400 MHz işlemciye, 128 MB RAM'e ve sabit sürücüsünde 50 MB boş disk alanına sahip olmalıdır.

|
|
  
|
|
|
|
KUDÜS'ÜN ÖNEMİ (Filistin'in başkenti)
Yeryüzündeki üç büyük dinden hiçbirisi Kudüs’e digerinden daha az önem vermez. Kronolojik siraya göre üç dinin gözünde Kudüs’ün neden bu kadar önemli ve kutsal olduguna bakmakta bugün gelinen noktayi anlamak bakimindan fayda vardir.
Yahudiligin Kudüs’e Verdigi Önem:
Kudüs’ün Yahudilik için önemi Süleyman Mabedi’nin bu sehirde bulunmus olmasina dayanmaktadir. Yahudiler Kudüs’e ‘Ötelerin Sehri’ nazari ile bakarlar ve burasi Allah’in Evi olarak kabul edilir. Yahudilerin kutsal kitabi Eski Ahit’te Kudüs’ün önemi ‘Son Günlerde’ ve ‘Adalet Gününde’ belirginlesir. Isayahu peygambere göre Kudüs ‘Adalet Sehridir’. Yahudi inancina göre burada son mahkeme kurulacaktir. Ayni zamanda Kudüs, Eski Ahit’te Beni Israil’i sembolize etmektedir. Onun yikilmasi Israilogullarinin sürgüne gönderilmesi demektir. Ve gelecekte yeniden imari da Israilogullarinin sürgünden dönüsünün ifadesidir. Yahudi tarihinde Ikinci Mabed döneminde Kudüs bir hac sehri haline gelmistir. MS 70 yilinda sehrin yikilmasi ile sürgüne gönderilen Yahudiler için yikik sehir kendi gurbet ve perisanliklarini sembolize etmektedir.
Hiristiyanlikta Kudüs
Dindar bir Hristiyan için Kudüs, Rabb’in seçtigi sehirdir. Körlesmis ve günahlara dalmis insanlarin arasinda Tevhid dininin kalesidir o. O Rabb’in bütün güzel planlarinin satosu olmus, kendi oglunu insanligin affi için kurban ettigi mekan olmustur. Bu sehirden adalet ve sevginin kanunu insanliga yayilir. Kudüs, Rabbin Kralliginin yeryüzüne inecegi günlerin müjdecisidir. Isa’nin kaniyla yikanmistir bu topraklar ve onun için insanlar ölmüs, ölmek için cepheye kosmus, Golgotha tasini öpmek, Kutsal Kabir’de aglamak asirlar boyu bir seref olarak görülmüstür. Kudüs’e bir Hristiyan baska bir sehri ziyaret ediyor gibi gelemez. Ona dua, aglama, kendine gelme, yeniden dirilme arzusuyla gelinmelidir.
Hrisitiyanlik için Kudüs, tarihin basladigi ve bitecegi yerdir. Yine de Hristiyan ilahiyatinda Kudüs karmasik bir yer tutar. Sehir bir yandan Isa’nin yakalanip çarmiha gerildigi ve gömüldügü, yikimi Isa tarafindan önceden haber verilmis bir sehirdir. Bunun yaninda Son Günlerin Vaadleri ile de birlestirilen bir Kutsal Sehirdir. Haçlilarla birlikte Kudüs’ün Hristiyanlik için ifade ettigi dini önem siyasal bir boyut kazanmistir.
Kudüs’ün Israil tarafindan ele geçirilip bir Yahudi sehrine dönüstürülmesi Hristiyan dünyasinda farkli kanaatler ortaya çikardi. Bazilari bu gelismeyi tarihi gelismelerde vuku bulan bir hata olarak görürken bazilari bunun vadedilen Yeni Kudüs’ün kurulmasi için gerekli bir basamak olduguna inanirlar. Bugün Vatikan’in Israil ile alakali politikasi temelde Katoliklerin Kutsal Mekanlara ulasimini ve buralarda ayinlerin gerçeklestirilmesini garanti altina alacak sekildedir.
Müslümanlarin Ilk Kiblesi
Islam’in kutsal sehirler hiyerarsisinde Kudüs, üçüncü sirada gelir. Mekke’deki bir ibadetin onbin, Medine’dekinin bin ve Kudüs’dekinin besyüz kat sevabi oldugu seklindeki hadis bu hiyerarsiyi ifade eder. Kudüs, bir buçuk yildan az bir süre Müslümanlarin ilk kiblesi olarak kalmistir.
Kudüs’ün Islam tasavvufunda da önemli bir yeri vardir. Büyük Islam mutasavviflari Mevlâ ile olan irtibatin en âlâ mertebesine ancak bu sehirde ulasilabilecegine inanmislar ve hayatlarinin bir kismini Kudüs’te geçirmislerdir. Bugün Islam dünyasinda Kudüs ve onunla baglantili olarak Filistin Problemi ezilmisligin, hakki yenilmisligin bir sembolü olarak kabul görmektedir.
Müslümanlarin ve tüm dünyanin gözü önünde Filistin’de yillardir süren bu Siyonist cinayetlerin ve katliamlarin bir an önce durdurulmasi için etkin yaptirimlarda bulunmak gerekmektedir.
Dahasi Müslüman devletlerin Filistin’in yaninda olduklarini tarihten gelen sorumluluklari geregi gür bir sesle tüm dünyaya haykirmalidirlar. Dualarimizda Filistin’i de unutmayalim...
|
|
  
|
|
|
|
Üstünde paraşütü, arkasında pervanesi bulunan özel yapım arazi aracı "Bugy" ile yapılacak dünya turu rotasında İstanbul da bulunuyor. Bugüne kadar Jules Verne'nin romanından esinlenerek, deniz ve hava araçlarıyla değişik zamanlarda dünya turları yapılmıştı.
Ancak bu sefer Feldzer ilk kez hem karada hem havada giden aracıyla "80 Günde Devri Alem" romanını gerçekleştirmeye çalışacak. Gelecek yıl Nisan-Haziran aylarında yapılması planlanan dünya turu Londra'dan baslayıp sırasıyla Paris, İstanbul, Kahire, Bombay, Pekin, San Fransisko, New York'un ardından yine Londra'da sona erecek.
Feldzer'in baş pilotluğunu, Arnaud Garni'nin ise yardımcı pilotluğunu yapacağı yolculukta, bu ikiliye teknik desteği ise aracı yapan Jean Louis Jacquot ve gazeteci Jean Francois Guilbaud verecek. Günde ortalama 650 kilometre yol katedecek olan ekip, tur sonunda toplam 52 bin kilometrelik yol katetmiş olacak. 30 bin avroya mal olan aracın ağırlığı 450 kilogram. 4 zamanlı ve 150 cc gücünde motora sahip araç, karada saatte 62, havadaysa saatte 65 kilometre hızla yol alıyor.
|
|
  
|
|
|
|
Şimdi Okuyacağınız Yazı İstanbul Şişlide ßir Dürümcünün RekLam Broşüründe Yer Verdiği Bir Yazıdır.. Okuyun! Yorum Siz Yapın..
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir.Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapançıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir. İcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?
İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır. Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur. Sakın bu oyuna düşmeyin.
Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş,sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.
Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb.Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.
Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın,wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir!
|
|
  
|
|
|
|
’Boğazın Boğası’’ Lakaplı Türk Boksör Sinan Şamil Sam, ABD’li Oliver Mccall’a Sayıyla Yenilerek WBC Kıtalararası Ağır Sıklet Boks Şampiyonluğu Şansını Kaybetti. Ankara’da Düzenlenen Profesyonel Boks Galası İle Türkiye’de 30 Yıllık Bir Aradan Sonra Profesyonel Boks Müsabakaları Gerçekleştirilirken, Sinan Şamil Sam Da İlk Kez Ülkesinde Boksseverlerin Karşısına Çıktı.
Sinan Şamil’in Yenilmesine Tabiki Üzüldük.. Üzüntümüzü Bastıran Daha Acı Bir Olay Vardı O Aksam Ringte.. Ankara Büyükşehir Belediyesinin Amblemi Olan Kocatepe Camii nin Resmi Ringte Olmasıydı.. Nasıl Olurda O Minareler ve Kubbe Ayaklar Altına Alınır Anlaşılır Değil! İşin Garip Tarafıda Onu Çiğneyen Hakemlerin ve Sporcuların Büyük Çoğunlunun Hristiyan Olması! Büyükşehir Belediyesi ve Sayın Melih Gökçek’in Bu Duruma Nasıl İzin verdiği ve Nasıl Seyrettiği İnanması Güç Bir Durum!
|
|
  
|
|
|
|
"The Ring" veya "FearDotCom" filmlerini anımsatan bir mesaj içeren solucan MSN Messenger topluluğunda yayılıyor. BlackAngel.B bulaşmış bilgisayar önce MSN bağlantı listesinde ki kişilere "Fantasma" (Ghost) adında bir video gönderiyor. Eğer video açılırsa karşınıza bir mesaj çıkıyor;
Video açıldığında çıkan mesaj
Sadece bir resim dosyası gibi masum gözüken dosya aslında bilgisayarınızda pekçok değişiklik yapıyor. İlk önce antivirüs ve firewall programlarını saf dışı eden solucan tanınmasını engelliyor. Ardından "Windows Task Manager, Control Panel, Registry Editor, System Configuration Utility, System Restore" uygulamalarını kapatmaya çalışıyor, böylece kullanıcı işletim sistemi araçlarını kullanmaktan mahrum bırakıyor.
Solucandan etkilenmek için kod kullanıcıya aktarılıyor. Messenger diyaloglarında bağlantı listenizden tanıdık birisi olsa dahi "jaja look a that" veya "mira este video" şeklinde gelen mesajlara karşı dikkatli olun, gönderilen bağlantıyı açmayın ve herhangi bir dosya kabul etmeyin.
|
|
  
|
|
|
|
Türkçenin Gittiği Yer.. Son Zamanlarda Dilimizin Nereye Gittiğini Anlatan.. Anlatırken Biraz Güldürem Biraz Düşündüren Bir Video Hazırlanmış..Herkesin izlemesi Gereken Bir Video..
Video İndir!
|
|
  
|
|
|
|
Bilgisayarım Var Derdim Var....
Haftada 15 saatin üzerinde bilgisayar kullananlar, bir yıldan sonra çeşitli sağlık problemleriyle karşılaşıyor. Boyun ve bel ağrıları, gözlerde yanma ve el bileğinde geceleri ortaya çıkan uyuşmalar en çok şikayet edilen hastalıklar. Son yıllarda bilgisayar kullanımı baş döndürücü bir hızla artıyor. Getirdiği hız ve kolaylıklar nedeniyle, gündelik hayatımızın vazgeçilmez bir parçası artık... Günler var ki, el yazımla iki sayfa yazı yazmadım. Bir günde belki yüzlerce sayfa okuyorum, onlarca sayfa yazıyorum ama hepsi bilgisayar ekranından… Yüzlerce insanla haberleşiyorum ama çoğu elektronik posta yoluyla…
Bilgisayar kullanımı hayatımızı kolaylaştırıyor kolaylaştırmasına da pek çok problemi de beraberinde getiriyor… Amerika’da yapılan istatistiklere göre bilgisayar kullanıcılarının sağlık sorunları, işle ilgili gelişen sağlık sorunlarının yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Bu nedenle, başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere pek çok kuruluş koruyucu önlemlerin alınmasına yol gösterecek çalışmalar yapıyor. Bu tehlikeli gidişatı fark eden gelişmiş ülkeler, önlemler konusunda önemli bütçeler ayırdı, yasal düzenlemeler yaptı. Türkiye’de de bazı yasal düzenlemeler yapıldı; ancak ne yazık ki pratiğe geçirilemedi. Mesela kaç kişi, günde ne kadar süre bilgisayar kullanıyor bilinmiyor. Bu konuda tahminler dışında elde bir veri yok…
Gerçek şu ki, haftada 15 saatin üzerinde bilgisayar kullananlar, bir yıldan sonra çeşitli sağlık problemleriyle karşılaşıyor. Bilgisayar kullanımına bağlı doğan sorunlar temelde 3 başlık altında toplanıyor. Kas iskelet sistemi rahatsızlıkları, göz rahatsızlıkları ve psiko-sosyal sorunlar… Bilgisayar kullanımı, genellikle çok az değişen bir duruşla, el bileği ve kol kaslarının benzer hareketleri yapmayı gerektiren bir uğraş. Bu nedenle omurga, omuz, sırt, dirsek, el bileği ve parmaklara ilişkin rahatsızlıklar daha sık. Memorial Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Rıza Azeri’nin verdiği bilgilere göre; karpal tünel sendromu, ulnar sinir tutulumu, lateral medial epikondilitis, DeQuervian tenosinovitis, myofasial boyun ve bel ağrıları bilgisayar kullanıcılarını bekleyen başlıca rahatsızlıklar… Bunların arasında en sık görülen karpal tünel sendromu, el bileğinin bir hastalığıdır. Hastalığın belirtileri; geceleri ellerde ortaya çıkan ve zaman içinde giderek şiddetlenen uyuşmalar, kola ve omuza yayılabilen ağrılar. Avuç içinde ve parmaklarda (özellikle baş, işaret ve orta parmakta) his kaybı veya elektrik çarpması hissi. Elde kuvvet kaybı, tutamama, tutulan şeyleri düşürme. Elin sallanmasıyla ağrıların hafifleyebilmesi.
Bilgisayar kullanımı sırasında gözler de epey etkilenir. Kullanılan monitörün özelliği, kullanıcının pozisyonu ve var olan kırma kusuru için uygun gözlük kullanıp kullanmaması, odanın aydınlatması, ekrandaki ışık yansımaları, kullanılan zemin ve karakter özellikleri önemli faktörlerdir. Bilgisayar kullanımına bağlı, gözlerde yorgunluk, yanma hissi, kızarıklık, kaşıntı, sulanma, bulanık ya da çift görme gibi şikâyetler oluşur. Bilgisayar kullanırken kullanıcılar göz kapaklarını farkında olmadan daha az açıp kapatır. Ortalama dakikada 12 olan göz kırpma sayısı, bilgisayar kullanımı sırasında yarıya kadar düşmekte, bu da kuru göz yakınmalarına yol açabilir. Bilgisayar monitörlerinden yayılan negatif yüklü partiküller, insan bedeninde ve gözlerde negatif elektrik yükü oluşturarak havadaki pozitif yüklü toz parçacıklarını çekip gözlerde göz yangısına bağlı şikâyetlere sebep olur. Özellikle 40-50 ve üzeri yaşlardaki kişilerin, bilgisayar kullanırken 50-70 cm mesafeye göre düzenlenmiş gözlük kullanması gerekir.
Bilgisayarların göz sağlığına etkileri konusunda görüşlerini aldığım Memorial Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Bülent Ayan, ekranla çalışanlarda göz şikâyetlerinin önemli bir sebebinin de kişide daha önceden var olan miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurları olduğunu vurguluyor. Halk arasında, bilgisayarın gözleri bozduğu görüşünün doğru olmadığını; ancak bilgisayarın, kusurları açığa çıkardığını veya belirginleştirdiğini belirtiyor. Bu sebeplerle gözlük kullanmak durumunda olanların ekranla çalışırken gözlüklerini mutlaka takması gerekir.
Bilgisayar Rahatsızlarından Korunmanın Yolları!
* Çalışma masa ve sandalyesi ergonomik boyutlarda olmalıdır. Sırt, boyun ve bel dik tutulmalı ve kesinlikle kambur oturmamalıdır. Dizleriniz 90 ve 110 derece arası bir açıda duracak şekilde çalışılmalıdır. Bunu sağlamak için gerekirse ayağınızın altına küçük eğimli bir ayakkabı tahtası konulabilir.
* Klavyede avuçları paralel tutun ve tuşlara sert vuruşlar yapmayın.
* Yazı yazarken bilekler düz durmalı. Her iki el bileğinin dışa doğru fazla sapması engellenmeli.
* Ön kollar yatay konumda olmalı. Klavye, kolların aşağıya sarkmasını veya yukarı uzanmasını engelleyecek bir yükseklikte bulunmalı.
* Doğru materyal yerleşimi, doğru yazım tekniği ve pozisyon seçimi yapılmalı.
* Gözünüzün bakış açısı 20-30 derece yukarıda, ekrandan uzaklık ise ortalama 60-70 santim olmalı.
* Tavan ya da duvarlara aydınlatma armatürleri konulmamalı, oda, tavandan yansıyan ve çok parlak olmayan bir ışıkla aydınlatılmalı.
* Yüksek hızda bilgisayar kullanıcıları için, her 20 dakikada bir 1 dakika veya her saatte bir en az beş dakika dinlenme aralığı verilmesi ve vücut pozisyonunda değişiklik yapılması, baş, boyun ve bel egzersizleri gerekmektedir. Doç.Dr.Cumhur Kılınç - Zaman
|
|
  
|
|
|
|
2006-2007 sezonunda futbolcuların performansları dikkate alınarak yapılan hesaplamalar sonucu İngiltere Premier Ligi Avrupa'nın en kıymetlisi olma özelliğini korudu. 22 Avrupa ülkesinin futbol ligleri dikkate alınarak yapılan araştırmada İngiltere'yi İspanya ve İtalya takip ediyor İngiltere Premier Ligi 2 milyar 404 milyon Euro ile Avrupa'nın en kıymetli ligi olma özelliğini korudu. Türkiye Süper Ligi Avrupa altıncısı. Aynı sıralamada Türkiye Süper Ligi Avrupa'nın en değerli altıncı ligi olmayı başardı. İngiltere Premier Ligi'nde yer alan 20 ayrı futbol takımının kadrolarında bulunan futbolcuların piyasa değeri toplam 2 milyar 4004 milyon Euro'yu buldu. Almanya'da bağımsız futbol istatistik kurumları tarafından yapılan araştırmalarda futbolcuların sezon içinde kulüpleri ve milli takım formalarıyla gösterdikleri performans dikkate alınıyor. Ayrıca futbolcuların oynadıkları kulübe gelirken ödenen bonservis bedelleri ve satılacakları sırasında kulübü tarafından dile getirilen miktarlara da dikkat ediliyor. Avrupa'nın en değerli ligleri sıralamasında ikincilikte 2 milyar 60 milyon Euro ile İspanya, üçüncülükte ise 1 milyar 775 milyon Euro ile İtalya yer alıyor. Türkiye Süper Ligi ise Almanya ve Fransa'nın ardından Avrupa altıncısı olarak dikkat çekiyor. Ancak Türkiye'ye gelinceye kadar 1 milyar sınırının üzerinde olan ilk 5 ülkeye göre değer birden yarı yarıya düşüyor.
Öte yandan kulüpler bazında Avrupa'nın en değerlisi Rus petrol milyarderi Abramoviç'in takımı FC Chelsea. İngiliz ekibinde yer alan 35 futbolcunun toplam piyasa değeri 391 milyon Euro'yu buluyor. Bunun anlamı Chelsea kadrosundaki her bir futbolcunun ortalama piyasa değeri 11 milyon Euro. Avrupa'nın ikinci en değerli takımı ise 354 milyon Euro ile FC Barcelona. Barcelona'nın kadrosunda 28 futbolcu yer alıyor. Böyle olunca İspanyol ekibinde her bir futbolcunun ortalama değeri 12 milyon Euro.
Türkiye Süper Ligi'nde en değerli takım geçen sezonun şampiyonu Fenerbahçe. Fenerbahçe kadrosunda yer alan 25 futbolcunun toplam piyasa değeri 93 milyon 200 bin Euro olarak kayıtlara geçti. Bunun anlamı Sarı-Lacivertli takım kadrosunda yer alan her bir futbolcunun ortalama piyasa değeri 3 milyon 728 bin Euro. Bu sıralamada Fenerbahçe'yi Galatasaray ve Beşiktaş takip etti. Türk futbolunda dört büyüklerden sonra en kıymetli kadro Ankaraspor'da.
AVRUPANIN EN DEĞERLİ LİGLERİ
1.İngiltere Premier Lig: 2 milyar 404 milyon Eur 2.İspanya Primera Lig: 2 milyar 68 milyon Euro. 3.İtalya Serie A: 1 milyar 775 milyon Euro. 4.Almanya Bundesliga: 1 milyar 230 milyon Euro.5.Fransa Ligi: 1 milyar 191 milyon Euro.6.Türkiye Süper Ligi: 692 milyon 745 bin Euro.
AVRUPA LİGLERİ DİĞER HABERLER
|
|
  
|
|
|
|
MSN şifresi çalınanlar! Anka haber ajansının geçtiği habere göre savcılığa MSN şifrem çalındı diye başvuranlara kısa sürede kimin çaldığı ve kimin kullandığını tespit etme haberi verildi.Tabiki savcılığa başvurmadan Microsoft'un Türkiye temsilciliğini arayıp hesabınızı geri almanızda mümkün, bunun için size yöneltilecek bir kaç sorudan (hesabın size ait olduğunun anlaşılması için gereken doğru cevaplamanız gereken bir kaç soru) bir kaçını doğru cevaplamanız halinde Microsoft'un Türkiye size hesabınızı verecektir. Konu hakkında detay tam burada. Kişisel haberleşme ve sohbet programı MSN şifresi çalınanlara iyi haber. Ankara Adliyesi, MSN şifresinin çalındığı iddiasıyla kendilerine yapılan başvurularda olumlu sonuçlar aldıklarını belirtti.Teknolojinin yaygınlaşmasıyla internet üzerinden yapılan haberleşmelerde büyük oranda bir artış meydana geldi. İnternet üzerinden yapılan haberleşmelerin büyük bir bölümünü de kullanıcıların karşılıklı kullandığı MSN programı oluşturuyor. Ankara Adliyesi Cumhuriyet savcıları, son dönemlerde kendilerine 'MSN şifremi çaldılar' şeklinde başvuruların yapıldığına dikkat çekerek, "MSN şifresini kimin çaldığını ve kullandığını kısa sürede tespit edebiliyoruz" haberini verdi.MSN şifre hırsızları hakkında bilişim suçlusu işlemleri yaptıklarını belirten yetkililer, MSN şifresini çalanları nasıl yakaladıklarını da şöyle anlattı:"Microsoft Corporation'un Türkiye Temsilciliği İstanbul’du. Bu şirkete yazı yazarak, şifresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarının tarih, ve saat detayları ile birlikte savcılığımıza gönderilmesini rica ediyoruz. Yaptığımız başvuru üzerine şirket, IP noların, tarih ve saatlerin olduğu dökümü bize gönderiyor. Daha sonra IP noları, karşısındaki tarih ve saatleri İl Telekom Müdürlüklerine göndererek kullanıcıları tespit ediyoruz wolkancablog
|
|
  
|
|
|
|
İşte Yılın Fıkrası Üç adam cennetin kapısında sorgu meleğinin karşısında duruyormuş(doğal olarak yeni ölmüş adamlar bunlar). İlk adama nasıl öldüğünü sormuş melek. Adam anlatmış: Uzun süredir karımın beni aldattığından şüpheleniyordum. İş seyahatine gitme bahanesiyle evden çıktım ve 2 saat sonra haber vermeden döndüm. Karım çıplaktı ve banyodan yeni çıktığını söyledi ama ben ona inanmadım çünkü saçları kuruydu. Hırsla evi aramaya başladım, kimse yoktu, fakat yatak odasının penceresinde iki el gördüm. Yarı çıplak ter içinde bir adamdı bu.. Ellerine vurarak onu aşağı düşürdüm ama çok şanslıymış, çiçek tarhının üzerine düştü ve ölmedi.Ben de buzdolabını üzerine attım. Adam öldü ama bende kalp krizi geçirdim." Sıra ikinci adamdaymış: Şortumu giymiş evimde günlük sporumu yapıyordum. Koşu bandını fazla hızlandırmış olmalıyım, birden şerit koptu ve beni üzerinden fırlattı,pencereden dışarı uçtum. Neyse ki alt katın penceresine tutunabildim.Ama manyağın biri beni ellerime vurarak aşağı düşürdü.Neyse ki çiçeklerin üzerine düşüp kurtuldum ama sapık herif bu sefer de üzerime buzdolabını attı ve burdayım işte..." Sıra üçüncü adamdaymış: "Ben buzdolabının içinde çıplak bir şekilde bekliyordum, kendimi burada buldum."...
BILL GATES Tanrı demiş ki: "Bill, senin durumun hakikaten karmaşık. Seni cennete mi cehenneme mi yollamalı bilemiyorum. Her eve bilgisayar girmesine yardımcı olarak insanlığa katkıda bulundun ama bir yandan da Windows gibi bir rezaleti de yarattın. Ben de senin özel durumuna göre bir şey yapacağım, cenneti de cehennemi de ziyaret et,hangisine gideceğine karar ver." "Tamam" demiş Bill Gates, önce cehenneme bir bakayım" ve inmiş cehenneme. Bir de bakmış berrak sulu bir kumsalda bir sarışın güzel bir kız top oynuyor egleniyor, günes parliyor hava süper. "Allaah" demis Bill Gates, "Cehennem boyleyse Cenneti hakkaten görmek isterim." Ve cennete bakmış. Bir bakmis, bulutlarin üzerinde bir yer, etrafta melekler uçuşuyor, insanlar lir çalıyor, güzelce bir yer ama Cehennem kadar degil. "Tamam" demis Tanriya Bill Gates, "Ben cehenneme gitmeye karar verdim." iki hafta sonra tanri cehennemi ziyaret edip Bill Gatesin nasil olduguna bakmaya karar vermis. Gitmis Bill'in yanina, Bill bir duvara zincirlenmis, alevler ışığında karanlik bir magarada ve zebaniler iskence ediyor. - Nasilsin Bill? - Korkunç!!!! Burasi iki hafta önce geldigim cehennem degil! Kizlarin oynastigi o güneslii kumsala ne oldu? - Tanri cevap vermis: - O ekran koruyucusuydu...
____________________________________________________________________________________________ Kıssadan Hisse:) Küçük bir kuş kışı geçirmek üzere güneye gidiyordu. Hava çok soğuktu ve kuş donarak yere düştü. Yerde öylece yatarken bir inek geldi ve üzerine bir parça dışkı bıraktı.Donmak üzere olan kuş d ışkının sıcaklığıyla ısındı. Çok mutlu oldu, neşe içinde şarkı söylemeye başladı. Ordan geçmekte olan bir kedi kuşun sesini duydu. Onun nerde olduğunu keşfetmekte geçikmedi. Kuşu dışkıdan sıyırdı ve yedi! Üzerinize mok atan herkes düşmanınız değildir! Sizi moktan kurtaran herkes dostunuz değildir! Mokun içine düştüyseniz çenenizi kapalı tutun!
____________________________________________________________________________________________ Yanlış Mail Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür: Kime : Sevgili karıma Konu : Yeni ulaştım. Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.not:burası çok sıcak…
|
|
  
|
|
|
CANINMI SIKILIYO... MORALİNMİ BOZUK? GERÇEKTEN İYİ HİSSEDİCEKSİN? AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLA VE İSMİNİ BÜYÜK HARFLERLE YAZ :)
|